Avatar
@yesim434 Kıdemli Cuma 23:32

İnsan En Çok Sustuğu Yerde Kendini Anlatır

Kelimeler çoğu zaman duyguların, düşüncelerin ve iç dünyamızın ambalajıdır. İletişim kurmak, derdimizi aktarmak veya anlaşılmak istediğimizde hemen sözcüklere sığınırız. Ancak hayatın derinliklerinde öyle anlar vardır ki, kurulan en süslü cümleler bile içimizdeki gerçeği ifade etmekte yetersiz kalır. İşte tam bu noktada sessizlik devreye girer. Çoğu zaman bir kaçış veya kabulleniş gibi görünen suskunluk, aslında insanın kendi hakikatini en yalın ve en güçlü biçimde dışa vurma şeklidir.

Sessizlik, sadece sesin yokluğu demek değildir; aksine, yoğun anlamlarla yüklü bir iletişim biçimidir. Bazen kırgınlığın en uç noktası, bazen derin bir kabulleniş, bazen de kelimelerle kirletilmek istenmeyen duru bir his… İnsan, içindeki fırtınaları dışarıya taşıracak uygun bir kap bulamadığında susmayı seçer. Bu susuş, bir duyarsızlık değil, tam aksine duyarlılığın ve derinliğin zirvesidir. Gerçekten anlayan bir göz veya hisseden bir yürek için, bir insanın suskunluğu, feryat eden binlerce cümleden çok daha seslidir.
Cevapla
Cevaplar (2)
Avatar
yesim434Kıdemli Cuma 23:34
Gündelik hayatın karmaşasında çok konuşan, sürekli kendini anlatmaya çalışan insan genellikle yüzeyde kalır. Kelimeler tüketildikçe anlam sığlaşır; hatta bazen söylediklerimiz, anlatmak istediğimiz asıl şeyin üzerini örten bir perdeye dönüşür. Oysa susulduğunda perde kalkar.

Kırgınlıkta Susmak Bir insana kırıldığımızda verdiğimiz tepkiler zamanla azalır. Bağırıp çağırmak hâlâ bir umudun, bir düzeltme çabasının göstergesidir. Ancak umut bittiğinde gelen o derin suskunluk, "Artık sana ulaşamıyorum" demenin en net yoludur.

Kabullenişte Susmak: Bazı gerçekler vardır ki üzerine ne söylenirse söylensin değiştirilemez. Zamana ve kaderin akışına teslim olunduğunda susmak, olgunluğun bir nişanesidir.

Anlaşılmama Yorgunluğunda Susmak: Deffalarca anlatıp anlaşılmadığını gören insan, enerjisini tüketmeyi bırakır. Bu suskunluk bir pes ediş değil, özsaygının korunmasıdır.
Avatar
yesim434Kıdemli Cuma 23:34
İnsanın en çok sustuğu yer, aynı zamanda kendi iç sesini en net duyduğu yerdir. Dış dünyanın gürültüsü kesildiğinde, insan kendi vicdanı, arzuları ve yaralarıyla baş başa kalır. Başkalarına bir şey kanıtlama çabası bittiğinde, gerçek "ben" ortaya çıkar.

Suskunluk, bir insanın duruşudur. Hangi konuda sustuğunuz, nerede geri çekildiğiniz ve neye karşı sessiz kaldığınız, sizin karakterinizin haritasını çizer. Haksızlık karşısında susan birinin sessizliği ile sevgisini kelimelere dökemeyen birinin sessizliği aynı değildir. Her susuşun bir rengi, bir dokusu ve bir hikayesi vardır.

Görüşünü Paylaş